jump over navigation bar
Embassy Seal
AMERİKAN BÜYÜKELÇİLİĞİ(ANKARA TÜRKİYE)- Home flag graphic
Elçilik Haberleri
 
  Büyükelçi Özgeçmiş Konuşma Metinleri Büyükelçi’ye Sorun Konsolosluklar Basın Ofisi Etkinlikler İnsan Kaynakları Bize Ulaşın Tatil Günleri

BÜYÜKELÇİ ROSS WILSON

Konuşma Metinleri

Büyükelçi Ross Wılson’ın Adana’da Gazeteciler İle Yaptığı Toplantıdaki Konuşma

7 Mart 2006

BÜYÜKELÇİ WILSON: Öncelikle 'günaydın’ diyerek başlayayım. Toplantıya katıldığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Türkiye’nin bu bölgesine, Adana ve Gaziantep’e yapmış olduğum ilk ziyaretten çok memnunum. Yaklaşık üç aydır bu ülkedeyim. İlk aylarda, Amerika için önem taşıyan ve konsolosluklarımızın bulunduğu İstanbul ve Adana'yı ziyaret etmenin uygun olacağını düşündüm. Aslında üç farklı amacım var: Birincisi, kendimi bu bölge halkına ve liderlere tanıtmak; ikincisi, yerel yetkilileri, iş dünyasının önde gelenleri ve görüştüğüm diğer insanları dinleyerek bilgi edinmek ve üçüncüsü Ankara ve İstanbul’un dışındaki Türkiye’yi görmek. Genelde ülkeler sadece bir başkent ve birkaç büyük şehirden ibaret değil. Başka şehirler ve kırsal bölgeler de var. Dolayısıyla burada Amerika’yı temsil ederken Türkiye’nin çeşitli bölgelerini tanımak benim açımdan çok yararlı olacak.

Özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendirmeye odaklanacağız ve Amerikan İş Forumu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Halim Nezih’in Gaziantep ve Adana’da bana eşlik etmesinden çok memnunum. Turkish-American Business Association Adana Şube Müdürü Erdal Kamışlı da bugünkü toplantılarımın bazılarına katılmıştı. Dün dopdolu ve güzel bir gün geçirdiğim Gaziantep’te Vali Süleyman Kamçı ve Belediye Başkanı Asım Güzelbey ile görüşme ayrıcalığını yaşadım. Yörede ticaret yapanlar ile birlikte Gaziantep Sanayi Odası tarafından düzenlenen keyifli bir öğle yemeği yedik ve toplantı yaptık. Gaziantep'te gerçekleştirdiğimiz geziden ve buradaki insanlardan edindiğim izlenimler Gaziantep halkının ve ekonomisinin oldukça dinamik olduğu yönündeydi. Amerikan Köşesi olarak adlandırdığımız ve büyükelçiliğimizin katkıda bulunduğu Gaziantep Ticaret Odasında bulunan bilgi bürosunu ziyaret etme ayrıcalığını da yakaladım. Zeugma Müzesini gezip oradaki güzel mozaikleri görme fırsatım oldu. Müzedeyken öğrenci ve öğretmen değişim programı ile ABD’ye gitmiş olan ve henüz dönen 6 veya 8 Türk öğrenci ve öğretmen ile görüştüm. Gaziantep Amerikan Hastanesini ziyaretim esasında hastaneye ekipman temini için hükümetimizin 200.000 dolar bağışta bulunduğu haberini verme sevincini yaşadım.

Bugün ve yarın Adana’da bulunacağım için çok mutluyum. Bazılarınızın bildiği gibi – buradaki bazı simaları tanıyorum – bu sabah Vali ve Belediye Başkanı Sayın Aytaç Durak ile görüştüm. Adana’nın gurur duyması gereken kayda değer güzellikteki Sabancı Cami'sini ziyaret ettim. Ayrılmadan Çukurova Üniversitesi Rektörü’nün yanı sıra iş dünyasının bazı liderleri ve Bay Reid'in görüşme ayarladığı çeşitli şahıslar ile temasta bulunacağım. Tabi konsolosluğumuzu da ziyaret ederek onun faaliyetleri ve bizim için çalışanlar hakkında bilgi edinmeye çalışacağım. Bir de Ceyhan'a gitme fırsatım olacak.  Ayrıca İncirlik Hava Üssü'nü ziyaret edip orada görev yapan Amerikalı askerleri görebileceğim. Bunlardan dolayı önümüzdeki günlerim oldukça dolu. Burada olmaktan çok memnunum. Sorularınızı cevaplamaktan zevk duyacağım.

SORU: Son günlerde Türkiye’nin güneydoğusunda bazı terörist saldırılar gerçekleşmiştir ve zaman zaman terör örgütlerinin mensupları Irak’tan buraya sızıyor. Türkiye’nin bu bölgesindeki terörist faaliyetlere son vermek için ABD Irak'ta her hangi bir önlem alacak mı? Bu terörist saldırılarını engellemek için ABD neler yapmayı düşünüyor?

BÜYÜKELÇİ WILSON: Elbette. Sorunuzu yanıtlamaktan mutluluk duyarım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki Türkiye’nin her yerinde terörizme kurban giden, hayatlarını ve sevdiklerini kaybeden insanların, özellikle dün Batman’da gerçekleşen saldırılarda hayatlarını kaybedenlerin durumu benim ve Amerikalıların yüreğini derinden yaralıyor. İkinci olarak biz terörizmi, etkilediği tüm dünya ülkelerinin küresel bir işbirliğini gerektiren küresel bir sorun olarak görüyoruz. Bu bağlamda nerede olursa olsun uluslararası terörizme karşı ABD ile Türkiye arasında yapılan yakın işbirliğinden çok memnunuz. Üçüncü olarak, ABD Türkiye'nin PKK terörizmine çözüm bulma çabalarını desteklemektedir. ABD hükümetinin en üst düzey yetkilileri Türkiye ile çalışmak ve Türkiye'nin bu uluslararası sorunu çözmesi için ellerinden geleni yapmakta kararlıdır. Dördüncü olarak, PKK sorununu çözmek için hem Türkiye hükümeti ile birlikte hem de özerk olarak gerçekleştirdiğimiz çeşitli faaliyetler var. PKK terörizmini besleyen finansman ve destek mekanizmalarını ortadan kaldırmak için Türkiye ile birlikte Avrupa’da yaptığımız çalışmalar var. Kendi sınırlarını etkin bir şekilde kontrol edebilen ve kendi sınırları içinde isyancı ve terörist faaliyetleriyle başa çıkabilen güçlü ve ortak bir Irak hükümeti’nin oluşması için Türkiye hükümetiyle aktif bir şekilde çalışıyoruz. Kuzey Irak’tan Türkiye’ye giren bu sorunu çözmek için Türkiye ile karşılıklı bilgi alışverişi yapıyor ve başka faaliyetlerde bulunuyoruz. Biz bu sorunu ciddiye alıyoruz ve çözüme kavuşturmak için Türkiye’ye yardım etmekte kararlıyız.

SORU: İran'ı ve bu ülkenin nükleer planlarını yakından bilen diplomatların Türkiye’ye atanacağı iddia ediliyor. Herhangi bir atama yapılıp yapılmadığını biliyor musunuz?

BÜYÜKELÇİ WILSON: Neden bahsettiğinizi bildiğimden emin değilim.

SORU: Gazeteler ABD’nin, İran ve bu ülkenin nükleer programı konusunda bilgili olan diplomatların Türkiye’ye atayacağı yazıyor.

BÜYÜKELÇİ WILSON: Tamam.  Sanırım sorunuzu anladım. Birkaç hafta önce Dışişleri Bakanı Rice Amerika'nın yurtdışındaki diplomatik sistemini yeniden yapılandırmak için öncelikli bir çalışmanın başlatılacağını duyurdu. Sözünü ettiği çalışma çerçevesinde Londra, Paris, Moskova ve Tokyo gibi en geniş kadroya sahip büyükelçiliklerimizden daha aktif olan veya daha açık bir ifadeyle diplomatik çalışmalarımızın daha öncelikli olduğu dünyanın diğer bölgelerindeki diplomat kadromuza personel ve görev aktarımı yapılacak. İki veya üç hafta önce verdiği Kongre raporunda Dışişleri Bakanı Rice İran’a daha fazla ilgi göstermekten söz etti. Dışişleri Bakanlığında yeni bir İran ile ilgili işlerin yürütüldüğü büroyu açmaktan ve dünyadaki misyonlarımızda gösterdiğimiz ilgiyi arttırmaktan bahsetti. Çalışmanın amacı, İran’ın nükleer silah faaliyetlerine odaklanmaktan çok İran’da olup bitenleri daha iyi anlamaktır. Muhtemelen biliyorsunuzdur ki son 25 senedir, diplomatlarımızın rehin alınmasından bu yana, İran'da büyükelçiliğimiz bulunmamaktadır. Dışişleri Bakanlığının Türkiye ile ilgili spesifik planları konusunda bundan öte bir şey söyleyemem ancak şunu ekleyebilirim: İstanbul’daki konsolosluğumuza ve Ankara’daki büyükelçiliğimize Farsça bilen ve İran hakkında biraz bilgi sahibi olan personel atandı. Başlıca görevleri ABD’ye seyahat yapmak isteyen İranlılara vize hizmeti sunmaktır. Tekrarlıyorum. Büyükelçiliğimiz olmadığından ABD vizesi almak için İranlıların başvurabileceği başka bir yer olmalı. Bunun ötesinde yapacağımız işler de sanırım bu çalışmanın temeli üzerine kurulacak.

SORU: Türkiye ile Suriye sınırı boyunca mayınla donatılmış bölgenin temizleneceği söyleniyor. Bu mayın temizleme işiyle ilgilenen Amerikalı firmalar var mı?

BÜYÜKELÇİ WILSON: Bu konuda bilgi sahibi değilim. Üzgünüm.

SORU: Tabii İran ABD için bir tehdit haline gelmiştir. İran ile ilgili olarak ABD Türkiye’den neler bekliyor?

BÜYÜKELÇİ WILSON: İran ile ilgili çabalarımızın başlıca amacı, liderlerin son yıllarda ayan beyan ortaya koydukları nükleer silah geliştirme çalışmalarından vazgeçmeleri için ikna etmek. Nükleer silahlara sahip bir İran’ın hem bu bölge için hem de dünya için bir tehlike oluşturacağını ve söz konusu silahları elde etmesi durumunda İran’ın da taraf olduğu Nükleer Silahların Sınırlandırılması Antlaşması'nın zayıflayacağını düşünüyoruz. İran’ın nükleer silahlara sahip olmaması gerektiği konusunda hemfikir olan ülkeler arasında güçlü ve kapsamlı bir görüş birliği oluşturmak için son aylarda Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ve Birleşmiş Milletler ile çok sıkı bir çalışma yürütüyoruz. UAEK’in birkaç hafta önce İran’ı BM Güvenlik Konseyine sevk etme kararı bunu gösteriyor. Tutumunu değiştirmesi için İran’ı ikna etmeye çalışan bu uluslararası birliğin Türkiye tarafından desteklenmesini bekliyorduk ve Türkiye de bunu yapıyor. Hem Dışişleri Bakanlığı hem de Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek Türkiye’nin İran'ın çabalarına nasıl baktığını açık bir şekilde dile getirmiştir. İran’ı UAEK ile işbirliği yapmaya, AB3 olarak adlandırılan ülkelerle müzakere yapmaya devam etmeye ve uranyum zenginleştirme çalışmalarını askıya almaya çağırdılar. İşte aradığımız destek buydu.

SORU: Geçen hafta gazetelerde Karadeniz'in kullanımı ile ilgili bazı iddialar vardı. 1936 yılında Montreaux Anlaşmasında mutabakata varılan koşullar hala geçerlidir. ABD, Montreaux Anlaşmasının belirttiği koşullar çerçevesinde Karadeniz’den yararlanamıyor mu? Yoksa bununla ilgili bir sorun mu var? Veya halkın bilmediği başka bir şey mi var?

BÜYÜKELÇİ WILSON: Karadeniz ile ilgili olarak, Montreaux Anlaşması ve Deniz Hukukunu düzenleyen diğer uluslararası sözleşmeler dahil olmak üzere diğer ülkeler gibi biz de bu anlaşmalar çerçevesinde haklarımızdan yararlanıyoruz.  Herhangi bir sorun da yok. Gizli anlaşmalar ve halkın bilmediği anlaşmalar ile ilgili ikinci sorunuzu doğru anladıysam, böyle bir anlaşmadan haberim yok. Sorunuzu cevaplayabildim mi?

SORU: Montreaux Anlaşması çerçevesinde ABD Karadeniz’i kullanma hakkına sahip ise o halde bu konu neden gündeme getirildi?

BÜYÜKELÇİ WILSON: Bana bu soruyu soran Ankara’daki meslektaşlarınıza sormanız lazım. Benim söyleyecek bir şeyim yok. Bizim açımızdan bir sorun da yok.

SORU: Azerbaycan, Türkmenistan ve ABD güçlerinden oluşan bir kuvvet Hazar Denizi’nin petrolünü korumaktadır. Karadeniz’in kullanımı Hazar Denizi’nin korunmasıyla ilgili midir?

BÜYÜKELÇİ WILSON: Sanırım bu sorunun dolaysız cevabı Karadeniz’in güvenliğini sağlamak ve geliştirmekle Hazar Denizi’nin güvenliğini sağlamak arasında hiçbir bağlantı yok. Bunları birbirine bağlayan bir kanal var ama arada direkt bir bağlantı yok. Hazar Denizi’nde güvenlik işbirliği geliştirmek ve bu bölgede bulunan petrol ve doğalgaz yataklarını güvence altına almak için başta Azerbaycan, Kazakistan ve Türkiye olmak üzere bölgedeki diğer ülkelerle çalışmaktayız. Bu konuda Türkiye ile yakın bir işbirliği yapmaktayız. Tekrarlıyorum.  Burada bir sorun olduğunu düşünmüyorum.

SORU: ABD, İran’ın uranyum zenginleştirme projesine karşı çıkıyor ama İran bu konudaki çalışmalarına son vermeyeceğini yineliyor. ABD, Birleşmiş Milletler ve uluslararası cemiyetin geri kalanı diplomatik yollardan İran'ı ikna etmeye veya planlarından vazgeçirmeye çalışıyor. Eğer İran planlarından vazgeçmezse askeri bir harekat söz konusu olabilir mi? Eğer İran’da askeri bir operasyon olursa, İncirlik Hava Üssünün ve Türkiye’nin rolü ne olur?

BÜYÜKELÇİ WILSON: Bu konuyla ilgili olarak iki şey söyleyebilirim. Öncelikle, Başkan Bush hem genel hem de özel görüşmelerinde İran ile ilgili olarak tüm seçeneklere açık olduğunu net bir şekilde dile getirmiştir. İkinci olarak, Başkan Bush yine açık bir şekilde İran ile ilgili faaliyetimizin ilk etapta diplomatik yollardan gerçekleşeceğini ifade etmiştir. Bu programlardan vazgeçmesi için İran’ı ikna etmeye çalışmak için UAEK, BM, dünyadaki dostlar ve müttefikler ile işbirliği yapmakta kararlıyız. Bu konuda İran’ın kendini uluslararası topluluktan izole etmiş olduğu gerçeğiyle doğru sonuca ulaşmasını ümit ediyoruz. Diplomatik sürecin başarılı olacağından umutluyuz.

SORU: Adana ziyaretiniz esnasında etnik konular ile ilgili temaslarda bulunacak mısınız?

BÜYÜKELÇİ WILSON: Bu ilk Adana ziyaretimde devlet, iş dünyası ve toplumun diğer kesimlerinden geniş bir kitleyle görüşmek niyetindeyim. Bölgedeki önemli meseleler, kaygılar ve bölgenin sahip olduğu fırsatlar hakkında fikir edinmeye çalışıyorum. Söyleyebileceklerim bundan ibaret. Teşekkür ederim.

Başa dön ^

Sayfa Araçları:

Printer_icon.gif Yazıcıya Gönder



 

    Bu site Amerikan Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenmiştir. Site dışına verilen bağlantıları ve bunların gizlilik haklarını kapsamaz.
    Bağlantı verilen diğer Internet sitelerinde belirtilen görüşlerin onaylandığı veya kabul edildiği şekilde yorumlanmamalıdır.


AMERİKAN BÜYÜKELÇİLİĞİ