BASIN BİLDİRİLERİ
Basın Açıklaması
ABD ve Asya’daki Tsunami
Ankara, 4 Ocak 2005.
Başta “Star” “Yeni Şafak” ve “Sabah” olmak üzere son günlerde bazı Türk gazeteleri, Amerika Birleşik Devletlerini 26 Aralık’ta meydana gelen Asya’daki trajik deprem ve tsunami felaketiyle irtibatlandıran tamamen hayal mahsulü ve akıl almaz iddialara yer vermiştir.
Asıl inanılmaz olan ise, bazı gazetelerin bu denli büyük bir depreme, ABD’nin yeraltı nükleer denemelerinin neden olduğu iddiasına yer vermesidir. Bu iddia, insanlık tarihi boyunca çok sık rastlanan doğal bir afetten ABD’yi sorumlu tutmak maksadıyla bazılarının gösterdiği beyhude çabalardan ve bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Hiçbir ciddi gazetenin asılsızlığı bu denli bariz iddialara yer vermesi düşünülemez.
Bazı yazarlar ise Amerikalı yetkililerin bölge ülkelerini deprem sonrası muhtemel tsunami etkileri konusunda bilerek uyarmadığını ileri sürmüştür. Bu iddiada ima edilen, özellikle ağırlıklı Müslüman nüfusa sahip olan ülkelerde Amerika’nın insan hayatını kurtarma konusunda hevesli davranmadığıdır. Bu ise hem gerçek dışı hem de aşağılayıcı bir iddiadır. Gerçekte, 26 Aralık depreminden sonraki 15 dakika içinde, Hawai’deki Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi deprem ve sonrasındaki muhtemel tsunami konusunda 26 ülkeyi uyarmıştır ve bu ülkeler arasında Endonezya ile Tayland da vardır. Hindistan ve Sri Lanka gibi bu uyarıyı alamayan ülkeler ise UNESCO tarafından yürütülen Hükümetlerarası Okyanus Komisyonu’na bağlı Uluslararası Pasifik Tsunami Uyarı Sistemi’nin üyesi değildir. Hint Okyanusunda ne yazık ki tsunamilerle ilgili bir erken uyarı sistemi yoktur. Bu nedenle Hawai’de, Avustralya’da ve diğer yerlerdeki bilim adamlarının elde ettiği sismik veriler, depremin etkilediği bölgedeki insanların çoğuna zamanında iletilememiştir. ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın belirttiği üzere “bölge ülkeleri bu tür bir deprem ve tsunami gibi depremin yol açacağı etkileri önceden fark edecek sistemleri yerleştirmeye para aktarma konusunu düşünmek durumundadır.” Dışişleri Bakanı Powell, Amerika Birleşik Devletleri’nin “uluslararası bilim adamları topluluğu ile birlikte çalışarak daha fazla ne yapılabileceği konusunu inceleme” yükümlülüğünü de teyit etmiştir.
Bazı köşe yazarları, ABD’nin diğer bölgelerdeki sivil kayıpları önlemekten ziyade Diego Garcia adasındaki deniz destek tesislerini koruma kaygısına düştüğünü öne sürüyorlar. Bir kez daha belirtmeliyiz ki bu iddia, kesinlikle doğru değildir. ABD Donanması Pasifik Filosu’nun bir parçası olan adadaki tesislerin, Hawai’deki Tsunami Uyarı Merkezi’nden gönderilen uyarıları düzenli olarak aldığı, doğrudur. Ancak Diego Garcia’nın tsunamiden daha az hasarla kurtulması, erken uyarıdan çok coğrafi şartlarla ilgilidir. Diego Garcia, Hint Okyanusu’nun en derin kısımlarını oluşturan bir sualtı kanyonu olan Chagos çukurunun Batı kıyısında bulunmaktadır. Çukurun derinliği, adadan önceki alanlarda tsunami oluşmasına izin vermemektedir. Bu yüzden, 26 Aralık’ta Diego Garcia’yı vuran tsunami dalgalarının boyu 2 metreden az olmuş ve nispeten daha az zarara yol açmıştır.
Bazı basın mensupları ise Amerika Birleşik Devletleri’nin, felaketten etkilenen ülkelere acil yardım konusunda hiç de hazırlıklı olmadığını öne sürmüştür. Hatta bir yazar, ABD Donanmasının Endonezya’ya yardım için değil, askeri üs kurmak için gittiğini iddia etmiştir. Üstelik böyle bir iddia bütün televizyon kanalları, uçak gemilerinden kalkan ABD helikopterlerinin Aceh Bölgesinin en umutsuz ve ücra köşelerine yardım görüntülerine yer vermekteyken yapılmıştır. ABD helikopterleri, sahil köylerinde mahsur kalan insanları kurtarma çalışmalarına ve zor durumdaki felaketzedelere gıda ve içme suyu taşımaya devam etmektedir. Felaketten sonraki ilk hafta içinde ABD Hava Kuvvetlerine ait uçaklarla 195,045 kilo yardım malzemesi sevkedilmiştir. Amerika Birleşik Devletler Hükümeti 350 milyon Dolarlık yardım taahhütünde bulunmuş ve Dışişleri Bakanı Powell öncülüğündeki bir ekip, diğer ihtiyaçları belirlemek için bölgeye gitmiştir. Ayrıca Başkan Bush, iki eski ABD Başkanını, ABD’de felaketzedeler için para toplama çalışmalarının koordinasyonu ile görevlendirmiştir. Asya’daki uluslararası yardım girişimlerinin öncülerinden biri olan Amerika Birleşik Devletleri, yardım çabalarını uzun vadelerde sürdürmeye kararlıdır.

